İzmir iş ilanları siteleri

Kasım 22, 2012 Yorum bırakın

İzmir iş rehberi de kaliteli ilan sayfası sunan ilan hizmeti veren esnafların goz bebegi sitesi sitemizde ev araba arsaürüb ilan ve haber konuları yer almaktadır Bir çok esya vs vs ürünü bünyesinde tanıtmaktadır

Ülkemizde işsizlik sorunu en büyük problemlerden birtanesi. İzmirde yaşayan işsiz olan kişiler sitemiz üzerinden verilen ilanları inceleyerek kendilerine en uygun olan işi bulabilirler. Ayrıca sitemizde vereceğiniz ilanlarla, ürünlerinizin tanıtımını yaptırarak gedef kitletye ulaşmasını sağlayabilirsiniz

İzmir iş İlanları Tabiki sitemizde bütün bilgiler ilanlar mevcuttur. sitemize giriş yaparak iş ilanlarına bakabilir satılık arsa ev ve diger mallarınızın ilanlarınızı verebilirsiniz.. http://www.izmirismerkezi.com olarak sizlere herzaman suresiz hizmet verecegiz bütün ilan ve haberleri sitemize giriş yaparak kayıt edebilir videolar resimler firmanın detaylı anlatımlarını yapabilirsiniz  Herhangi bir sorunlar karışalaştıgımızda iletişim  sayfamızdan bizimle irtibata geçiniz…Teşekkurler

Kategoriler:Uncategorized

Kavun Çeşitleri

Kasım 22, 2012 Yorum bırakın

Siyah Dilim Kavun Tohumu
Kavun Çeşitleri Dayanıklılık bakımından en dayanıklı kavun cinsidir 12 ay dayanabilir. ekimini ve hasatını geç yapmanız dayanma süresini arttırır. sulu ve kır araziler için uygundur. kır araziler dayanma süresini arttırır.

Nakliyeye dayanıklı ve kışın saklamaya uygundur. Kabuk kalınlığı 1-1,5 cm civarında, sarı zemin üzerine koyu yeşil ve siyahımtrak işlemelidir. Meyve ağırlığı ortalama 4-6 kg\r\narasında değişmekle birlikte, daha irilerine de rastlanmaktadır.\r\nEt renginin kabuğa yakın kısımları yeşil, içe doğru\r\nçok açık turuncu veya beyazımtrak renktedir.

Manisa Kırkağaç yöremizin tadıyla,rengiyle ve lezzetiyle meşhur olan kavun cinsidir. Sulu ve kıraraziler için el verişlidir. Manisa Kırkağaç Altın Baş Kavun Tohumu almak isteyenler Sitemizin HEMEN SİPARİŞ VER kısmından sipariş vererek Kırkağaç Altın Baş Kavun tohumunu Satın alabilirler Yazlık Kızlık Kavun almak isteyenlerede Kavun Temin Edilir

Kaynak :   Kırkağaç Kavunlari

Kategoriler:Uncategorized Etiketler:

Yeni Manisa kırkağaç kavunu

Kasım 22, 2012 Yorum bırakın

Manisa Kırkağaç Kavunu 1950′li yılların ortasına kadar ilçemizin yüksek semtlerinden ovaya bakanlar her mevsimde başka bir renk cümbüşü izlerlerdi. Sonbahar ve kışın açık kahverengi, siyaha yakın gri veya boz renkler çoğunlukta olur, dökülmüş yapraklarıyla söğüt, karaağaç, ceviz, ayva ve üzüm bağlarının siyaha yakın omacaları iç karartıcı bir görünüm sergilerlerdi. Yine bu günlerde, hatta baharın ilk aylarına kadar Bakır Çayı’nın taşkınları, yakınlarındaki tarla ve harman yerlerini ufak çapta göllere dönüştürür, ovayı ikiye bölen İzmir-Bandırma demiryolundan geçen trenler kara dumanlar savurarak ayna üzerinde gidiyormuş gibi hoş görüntüler oluştururlardı. Mayıs ortalarından itibaren ise öbek öbek yeşiller görünmeye başlar ve bembeyaz Gelenbe şosesi (halk ağzında “Susa”), iki tarafını kaplayan geniş üzüm bağları arasında doğu yönünde kilometrelerce uzar giderdi.

Önceleri filizi yeşil olan bağların yaprakları yaz ortasında koyu yeşile döner, aralarında bir yama gibi kalan kavun, karpuz, pamuk, nohut, tütün, mısır ve diğer ürünlerin ekili olduğu tarlaların değişik tonlardaki yeşilleri ile adeta yarışa girerlerdi.

Bağların ve ağaçların arasındaki uygun boşluklarda “Dam” denilen, çoğu tek katlı bağ evleri bulunurdu. Küçük veya büyük tümünün de ortak yanı, emme basma tulumbanın hemen önünde mutlaka genişçe bir alana dikilmiş çiçek ve sebze bahçelerinin bulunmasıydı. Çiçek ve sebze fideleri daha dama taşınılmadan, temizlik ve badana aşamasında ekilirdi. Damlardaki badana genellikle beyaz olurdu. Ama çoğu bağcılar göztaşı denilen ilacı atarken kalan fazlalığı bir çukura dökmektense, bolca sulandırıp basınçlı tulumbaları ile damın dış duvarlarını çok güzel bir gök mavisi renge boyarlardı. Yeşille mavinin o güzel uyumu bu damları daha bir sevimli yapardı.

Milli mücadelenin başlangıç günlerine kadar zengin Rumların “Kulle” dedikleri görkemli bağ evlerinin hem Kırkağaç ve hem de Bakır ovalarının en seçkin yerlerindeki varlıklarını büyüklerimizden dinlerdik. Bunların son örneği Bakır Beldemizde şimdiki “Erol’un Yeri” diye anılan yapının bulunduğu yerdeydi. 1926 yılında satın alma yoluyla mülkiyeti saçlı Mustafa Efe’ye geçen “Yorgo’nun Kullesi”nden günümüze ulaşan bir kalıntı yoktur

1950′li yıllarda oy kaygısıyla politik bir ürüne dönüştürülen tütün ekiminin özendirilmesi sonucu, Kırkağaç Ovası’nda ve Ege’nin birçok üzüm bölgesinde tam bir bağ katliamı yaşandı. Sökülen üzüm bağlarının üst katmanlarının kuvvetli toprağı bazı yörelerde dekarda 750 kg.’a ulaşan ürün verince, kalan bağların da hemen hemen tama mı söküldü. Kaybolan bağlarla birlikte yüzlerce yıldır süregelen “Bağ komşulukları” da geçmişte kaldı. Yaz gecelerinin, bilhassa çocukların çok sevdiği Maşalan (meşale) yakma, yıldızlı ve saz maytap atma alemleri, şarkılı türkülü gece komşulukları, Oyun Çıkarma gösterileri, gemici fenerlerinin titrek ışığında yapılan dam gezmeleri sadece güzel anılar olarak kaldı. Çünkü tütün tarımında kuvvetli zehirler ve yapay gübreler kullanılması sonucu ovamızın verimli toprağı çoraklaştı. Bu arada birçok hemşerimiz de kaza ile hayatından oldu. Çünkü o dönemlerde “Folidol” intihar etmenin en pratik yolu olarak görülürdü.

Aynı nedenlerle ovamızın çok çeşitli olan yabanıl hayvan varlığı da bu kırımdan nasibini aldı. Başta, her mevsimde ovada bir sokak köpeği gibi insanlardan kaçmayan çakal olmak üzere, porsuk, tavşan, sansar, tilki, sincap, gelincik, köstebek ve kirpi gibi hayvanlar artık yok. Kuşlardan toy, telli turna, ala keklik, çil keklik, mezgeldek, çavuş kuşu, çoban aldatan, karatavuk, arı kuşu, sarı asma, ardıç kuşu (buruç), üç veya dört çeşidini görebildiğimiz akbabalar, doğan, şahin, atmaca, kerkenez, tahtalı güvercin, puhu (büyük baykuş) ve daha niceleri. Çoğunu bugünkü genç hemşerilerimiz hiç tanımıyor, bazılarını ise artık resimlerden, TV belgesellerinden anımsıyorlar. Onlar Bakır Çayı’ndan ağlar ve oltalarla tutulan tatlı su kefallarını, kırmızı kanatları, yılanbalıklarını bıyıklı balıkları hiç tadamadılar. 0 canım üzüm bağlarından sarkan, altın renkli çekirdeksiz sultaniyelerini, sabah serinliğiyle üzerleri buğulanmış parmak üzümlerini, şam üzümlerini, mis kokulu siyah misketleri, deli karaları, yediverenleri, razakıları, şeker pembesi nar üzümlerini unutmak mümkün mü ?

Şimdilerde tek tesellimiz bu yanlışlardan artık büyük ölçüde dönülmüş olmasıdır. Üzüm bağlarımız yeniden yetiştirilmeye çalışılması, daha da önemlisi Kırkağaç’ın sembolü olan ünlü kavunlarımızın tadının da yerine gelmeye başlaması sevindiricidir.

Dileriz, Ege’nin en verimli ovasına sahip olan ilçemiz tüm ürünlerde eski bereketine ulaşır. Çolum’lu leblebi imalatçılarının gözdesi olan ve “Kırkağaç nohudu ile leblebi yapmak bize dede vasiyetidir” diyen Çorumlu ustaların bu sözlerini unutmak mümkün değil. Şimdilerde nohut ekim alanlarının genişletildiğini öğrenmek tüm Kırkağaçlılar adına mutluluk vericidir.

Osmanlı Dönemi’ne ait salnamelerde (yıllıklar), kavun, üzüm, pamuk, Hint pamuğu (uzun yıllardır ekilmeyen, deve tüyü renginde bir pamuk cinsi), tütün, afyon, zeytin, ceviz ve tüm meyve ve sebze çeşitleri, ovamızın gözde ürünleri olarak sıralanmaktadır. Zeytincilik Kırkağaç’taki en önemli tarımsal etkinliklerden biridir. Yetiştirenin değil, bir kuşak sonrasının ürün aldığı, Rumlardan kalma klasik zeytinlikler hala mevcut olmakla birlikte, 3-4 yıl sonra ürün veren “Tiril ye” cinsi zeytin yetiştiriciliği de son yıllarda hayli gözde olmaya başlamıştır.

Ama bunların arasında elbette ki kavunun özel bir yeri vardır. Zira Kırkağaç ismi kavunla adeta özdeşleşmiştir. Nitekim Akhisar yönünden Kırkağaç’a gelen konukları da herkesten önce Kırkağaç’ın sembolü olan güzel bir kavun heykeli karşılar.
Başka hiçbir toprak ve iklimde Kırkağaç kavunlarının renginde, kilosunda ve nefasetinde kavun yetişmez. Bu ürünümüz Kırkağaç halkının deyişlerine, şiirlerine, türkülerine, gelenek ve göreneklerine girmiştir. Kavunla ilgili yıllardır duyduğumuz, her hemşerimizin de mutlaka bildiği bir öykü anlatıla gelir. Örneğin, gurbetteki bir hem şehrimizle, Kırkağaç’a gittiğini anlatan kişi arasında şöyle bir söyleşi geçer:
– Kırkağaç’a gittin mi ‘?
– Gittim.
– Kavun yedin mi ?
– Yedim.
– Kabuğunu kaşıkla kazıdın mı?
– Kazımadım.
– 0 zaman sen Kırkağaç’a gitmemişsin arkadaş!

Burada vurgulanmak istenen elbette ki o ünlü Kırkağaç kavununun kabuğuna yakın kısmının ayrı bir lezzette olduğudur. Bu yüzden Kırkağaçlılar bıçakla kesilip dilimlenen kavunun işte o kabuğuna yakın kalan etli kısmını atmaya bir türlü kıyamazlar.
Aşağıdaki öykü de Kırkağaç kavununun kendine has lezzetini anlatan bir başka olgudur:

1861-1862 yıllarında Paris’te büyükelçi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa, diğer yabancı ülke elçilerinin de katıldığı resmi bir yemeğe davet edilir. Yemekler yenilir. Sıra meyve faslına gelince kavun sunulur. Paşa, tabaktaki kabuklu ve uzun dilimler halindeki parçalara bakar. Fransız kavunlarını kendi ülkesinde yedikleri gibi sulu ve yumuşak zannettiği için, gelen çatal ve bıçağı bir kenara koyup, garsondan kaşık ister. Kaşık getirilir, fakat o sert kavunu kaşıkla yemek ne mümkün! Bu arada çatal ve bıçak yerine, kavunu kaşıkla yemeye çalışmasına diğer zevatın alaycı bir gülümsemeyle baktığını görünce, kaşığı bırakıp çatal ve bıçakla birkaç parça yer. Paşa bir süre sonra benzer bir yemeği bu sefer kendi elçiliğinde düzenler. Yine aynı kişileri özellikle davet eder. Ama davet öncesi İstanbul’a bir telgraf çekip Kırkağaç Kavunu istemiş ve siparişi mümkün olan en kısa sürede eline ulaşmıştır. Sıra kavun ikramına gelince, sofra görevlileri önceden tembihli olduklarından paşa dışındaki konukların önüne çatal bıçak konmuştur. Kavunlar geldiğinde paşa kaşığını yumuşak ve sulu kavuna daldırıp kolaylıkla yerken, diğer davetlilerin kavunları çatal ve bıçakla döke saça yemeye çalışmalarını izlemekte ve kıs kıs gülmektedir. Konuklar daha önceki tutumlarını anımsarlar ve Ahmet Vefik Paşa’dan özür dileyerek kaşık isterler (Bu ilginç öykü, 17 Ekim 1953 tarihli Vatan Gazetesi’nin Memleket İlavesi’nde “Çalışan Bir İstihsal Muhiti: Kırkağaç” başlığı ile ve A. Emin Yalman imzasıyla yayınlanmıştır).
Kırkağaç kavununun lezzeti şiirlere bile konu olmuştur. İşte
l950′li yıllarda Kırkağaç Ortaokulu Müdürlüğü yapan, tanınmış şair

Arif Hikmet Par’ın Kırkağaç Kavunu için yazdığı şiir:

Kırkağaç Kavunu
Zeytin yeşili gölge
Çam yeşili hava.
Bol renkli bir güneşle
Yayılır toprağa.
Kırkağaç kavunu bu,
Tadında dilim dilim,
Konuşur memleketim.
Temmuz güneşinde tarla tarla,
Serpilir, büyür, gelişir.
Sonra güz geldi mi vagonlarla
Memleket memleket dolaşır.
Giresun dendi mi akla fındık gelir,
Bursa şeftalidir, Dörtyol portakal.
Manisa üzüm gözlü kızlar gibi,
Akhisar’da tüter bir ince tütün,
Ankara’ nın armudu, Amasya’ nın elması,
Ödemiş’in patatesi, Soma’nın helvası.
Hepsi güzel efendim, hepsi iyi.
Ama Kırkağaç kavunu başkadır başka,
Bal kutusu kardeşim, latilokum.
Bir kavunu, bir fındığı seviyorum.
Sarısı, kanalısı, çitilisi,
Renkten renge girermiş Gelenbelisi.
Yaz geldi mi anam benim,
Her eve ilik bir koku siner,
Kavun kokar ortalıkta, kavun döner.
“Yaylalar içinde Erzurum Yayla,
Şehirler içinde Konya’dır Konya”
Der bir canım türkü.
Ne üzümü öv kardeşim, ne inciri savun,
Meyveler içinde kavundur kavun..
Kırkağaç Ovası’ndaki Bazı Mevkilerin Yerel Adları
Çayır, Yayılgan, Narlı Guyu, Garal Yin, Dede Guyusu, Tahtalı
Köprü, Taş Köprü, 25 Tonnuk Köprü, Ordek Köprü, Gurgazdı, Fran
Yin, Sakarcah, Sulu’luk, Koru Yin, Deringöz, Azmak Arası, Gasane,
Gannı Guyu, Siledik Altı, Çamlı Çiflik, Ova Dermeni, Çandır, Lelelik,
Beyin Çifliği, Gabak Harmanı, Van Guyusu, Telli Gavak, Çepelli, Çal
Çayın, Bosdan Guyusu, Siniççe, Dede Yolu, Gum Yol, Beyler Bağı,
Turşunlu, Boz Toprak, Goca Garaç, Uycek, Gaydibi Altı, Dişbudak,
Goca Çeşme, Ellezer Altı, Tepe Bağı, Çamaitı, Haydar Bey Bağlanı,
Çataldöşeme.,,

Kaynak :  Kırkağaç Kavunu

Kategoriler:Uncategorized

Manisa kırkağaç otelleri ve sitesi

Temmuz 23, 2012 Yorum bırakın

Kırkağaç Otelleri Fiyatları Manisa soma ilçesinde konaklama hizmeti almak isteyen kullanıcılarımız tam yerindesiniz sitemiz uzun bir sene önce kurulup EV PANİSYON hizmeti vermektedir Kırkağaç otel ve Soma otel pansiyon hizmetlerini en guzel konforlu güvenilir bir sekilde sizlere sunuyor Soma ve Kırkağaç ilçesine gelen misafirlerimiz asker ailerimiz kaliteli konforlu EV PANSİYONLARDA kalabilirsiniz .. Tv, Çamaşır Mk. Buz Dolabı vs vs ucuz ve makul fiyatlar sunup ev konforu ile sizlere anahtar teslim evler veriyoruz .

Önemli Hususlar .. ve En Uygun konaklama yerleri

6. Jandarma Komando alayına ve Çarşı merkezine yakın yerler ( En uygun KIRKAĞAÇ )

1… Kırkağaç Belediyesi 6 . Alaydan 300 m Uzaklıkta Merkezi yer

2… Bakır Belediyesi 6 .Alaydan 4 km uzaklıkta bir koydur .

3… Soma İlçesi 6. Alaydan 14 km uzaklıkta bir ilçedir .

Kırkağaç Otelleri  Sizlerde bu ilçelerden kaliteli temiz guvenilir pansiyon odaları kiralamak ve huzurlu pansiyonlarda konaklamak istemezmisiniz ? ozaman hemen bizimle İLETİŞİM veya TEL NO . İrtibata Geçiniz Teşekkurler

Kırkağaç Medya

Değerli okurlarımız bugun sizlere 1 sene önce karar alıp işlerimin yoğunlugundan açamadığım sitemden bahsedeceğim. 10 senelik pc hayranlığımla başlayan internet sevdası webmaster hayranlığından web ustasına kadar gitti. 1 seneden daha uzun zaman önce bu siteyi açmaya karar kıldım . Hatta ve hatta sitenin ufak tefek tasarımı ve domain alip googlede çıkartmıştım. Elimdeki web islerin çoklugundan ve bir çok haber sitesinin bulunmasından dolayi 1 senedir Kırkağaç Haber sitemizi yenileyemedik. Evet yavaş yavaş yeni yeni tasarımlarla sizlerin yüreklerinde marka haline gelip açtığımız güncel haber ve gündem haberleriyle Kırkağaçlıların yüreklerinde taht kurup surukleyen faydali bilgilerle halkımıza faydalı olmaya çalışaçagım.
Sitemizde bir çok konu ve güncel içerik bulunmaktadır manisa bölgesinin bir rehberi ve Kırkağaç Net Akhisar Otelleri adreslerini söylemektedir. Artık Dunya ve Türkiye çapında hiç bir bilgiden mahrum kalmayacaksınız !!

Kategoriler:Manisa Haber Etiketler:

Soma Haber Sitesi

Günümüz geniş ve kaliteli manisa, soma, ve Soma Haber haberleri sunan web sitemiz gittikçe büyüyor ve google.com.tr arama motorunda yer alıyor sitemizde soma haberleri, somadan haberler görmek isteyen somalı vatandaşlarımız burada bir çok konu ve yararlı bilgiler sunan web sitemizde sağlık otel haber ve Kırkağaç
gibi kolaylıklar sağlar ücretsiz bir kuruluş ve genel yararlı bilgiler verir bir bilen kişi tarafından kurulmuş olan bu site misafirlerimize en faydalı bir sekilde hizmet ederek gönüllerde tath kurmayı prensip haline getirmistir . Kırkağaç Haber sitelerinin en kaliteli sitesi KİRKAGACREHBER sitesidir .. her zaman her dakika güncel haber ve medya

Kategoriler:Manisa Haber Etiketler:,

Kırkağaç Haberleri Merkezi

kırkağaç gunumuzde bir cok eserleri ve bir cok gezilecek yerleri ile meshurdur gerçek anlamda manisanin kucuk bir ilçelerindendir. sizlere anlatacagım kirkağaç ilçesinin nufusu 45 000 civarıdır bir çok kasabası bulunmaktadır geçim kaynagını tarım ve hayvancılıktan saglar  tarımda zeytin,pamuk,bugday,arpa,domates,mısır ve kavun uretimim sağlar askeriyesi ile meshurdur her dönem 6000 erbaş agırlar  Kırkağaç kavunuda turkiyenin en kaliteli ve en iyi kavunudur 10 km uzagında soma bulunmaktadır elektrık uretim termik santrelleri komur ocakları ile soma gelisimi kırkagaça göre fazladır  Kırkağaç Haber adresi  olarak bir çok anlatımda bulunacagız kırkagaç rumlar ve yunanların yaptıgı eski tarihi evlere sahiptir. yatırlarımız sarı hoca ve sarı kızdır. spor alanında az gelişme saglayıp amator lige acar idman yurdunu cikarmıstır.  her sene manisanin en buyuk camı olan kırkagaç camında  festival duzenlenir bir cok ilçe ziyaretçileri gelir camda  spor kampları ile yuzme havuzlari ile izcilik hizmeti sağlar askeri yogunlugundan dolayi yemin törenlerinde Kırkağaç Otelleri yeteriz gelmektedir. 

Kırkağaç’ın gezilip görülmesi gereken yerlerinden bazıları Nakrasa, Stratonikeia, Khliara, Yortan ve Firig türü kaya mezarlarıdır

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.